Burun Kanaması Ne Zaman Tehlikelidir?

Burun Kanaması Ne Zaman Tehlikelidir?

Burun Kanaması Ne Zaman Tehlikelidir?

Burun Kanaması Ne Zaman Tehlikelidir?

Burun kanamalarının çoğu burun ön kısmındaki yüzeyel damarlardan kaynaklanır ve doğru bası uygulandığında durabilir. Ancak 10–15 dakikalık kesintisiz basıya rağmen devam eden veya çok yoğun kanama, nefes almada güçlük, baş dönmesi, travma sonrası kanama, tekrarlayan ataklar ya da kan sulandırıcı kullanımı daha dikkatli değerlendirilmelidir. Burun kanamasında baş geriye değil, öne doğru eğilmelidir.

Burun Kanaması Nedir?

Burun kanaması, tıbbi adıyla epistaksis, burun boşluğundaki kan damarlarından birinin zedelenmesi veya açılması sonucunda ortaya çıkan kanamadır. Burun iç yüzeyi çok sayıda küçük kan damarıyla beslenir ve bu damarların bir bölümü yüzeye oldukça yakındır. Bu nedenle kuru hava, burnu karıştırmak, sert sümkürmek veya basit bir üst solunum yolu enfeksiyonu bile bazı kişilerde kanamayı başlatabilir. Görüntü olarak endişe verici olsa da burun kanamalarının büyük bölümü ciddi bir hastalığın belirtisi değildir.

Burun kanaması oldukça yaygındır. Klinik kılavuzlarda toplumun yaklaşık %60'ının yaşamının bir döneminde en az bir burun kanaması yaşayabileceği, buna karşılık burun kanaması yaşayanların yaklaşık %6'sının tıbbi yardıma ihtiyaç duyduğu bildirilmektedir. Bu fark, burun kanamalarının önemli bölümünün kısa süreli ve kendiliğinden sınırlanan olaylar olduğunu gösterir. Bununla birlikte kanamanın süresi, miktarı, kaynağı ve kişinin kullandığı ilaçlar gibi özellikler bazı burun kanamalarını daha önemli hâle getirebilir.

Burun kanamaları anatomik olarak genel olarak ön (anterior) ve arka (posterior) burun kanaması şeklinde değerlendirilir. Olguların yaklaşık %90'ı veya daha fazlası burun boşluğunun ön bölümünden, özellikle burun septumunun ön kısmındaki yoğun damar ağından kaynaklanır. Bu kanamalar çoğunlukla kişinin burun deliğinden öne doğru gelir, kanama noktası daha kolay görülebilir ve doğrudan bası gibi basit yöntemlerle kontrol edilme olasılığı daha yüksektir.

Posterior burun kanamaları ise daha seyrektir ancak daha derindeki ve daha büyük damarlarla ilişkili olabileceği için kontrol edilmesi daha zor olabilir. Kan boğaza doğru akabilir, kişinin önemli miktarda kan yutmasına neden olabilir ve özellikle ileri yaş grubunda daha fazla tıbbi müdahale gerektirebilir. Bu nedenle her burun kanamasını yalnızca miktarına göre değil, kanamanın davranışına ve kişinin genel durumuna göre değerlendirmek gerekir.

Burun Kanaması Neden Olur? Risk Faktörleri Nelerdir?

Burun kanamasının en sık nedenlerinden biri burun iç yüzeyinin kuruması ve tahriş olmasıdır. Özellikle sonbahar ve kış aylarında kapalı ortamların ısıtılması, nem oranının düşmesi ve soğuk havayla sıcak iç ortam arasında sık geçiş yapılması burun mukozasını kurutabilir. Kuruyan mukoza çatlamaya daha yatkın hâle gelir ve yüzeydeki küçük damarlar basit bir sümkürme veya hapşırmayla bile kanayabilir. Bu nedenle mevsim geçişlerinde veya kuru iklim koşullarında tekrarlayan hafif burun kanamaları daha sık görülebilir.

Burnu karıştırmak, tırnakla burun iç yüzeyini zedelemek ve çok kuvvetli sümkürmek de özellikle çocuklarda ve burun mukozası hassas kişilerde sık karşılaşılan nedenlerdir. Soğuk algınlığı, alerjik rinit ve sinüzit gibi durumlarda burun iç yüzeyi hem iltihaplı hem de daha hassas olabilir. Kişinin sürekli burnunu silmesi ve sümkürmesi bu hassasiyeti artırarak kanamayı kolaylaştırabilir. Burun içerisine yanlış teknikle veya uzun süre kullanılan bazı spreyler de septum bölgesindeki mukozayı tahriş edebilir.

Kuru Hava Burun Kanamasına Neden Olur mu?

Evet. Kuru hava burun kanamasının en sık görülen tetikleyicilerinden biridir. Burun mukozasının görevi solunan havayı nemlendirmek ve filtrelemektir; ancak ortam havası çok kuru olduğunda mukoza kendi nemini daha hızlı kaybedebilir. Bunun sonucunda kabuklanma, kaşıntı ve çatlaklar gelişir. Özellikle kişi oluşan kabukları kopardığında, hemen altında bulunan yüzeyel damarların kanaması kolaylaşabilir.

Ev veya iş ortamının çok kuru olması durumunda ortam neminin dengelenmesi, burun mukozasını tahriş eden davranışlardan kaçınılması ve gerekli kişilerde hekim önerisiyle burun içini nemlendirmeye yönelik uygulamaların kullanılması tekrarları azaltabilir. Bununla birlikte sürekli aynı taraftan kanama oluyorsa yalnızca “hava kuru” açıklamasıyla aylarca beklemek doğru değildir.

Tansiyon Yüksekliği Burun Kanaması Yapar mı?

Burun kanaması ile yüksek tansiyon arasındaki ilişki toplumda olduğundan daha kesin algılanır. Burun kanaması yaşayan birçok kişi ilk olarak “tansiyonum yükseldi” diye düşünür; ancak burun kanaması yüksek tansiyonun güvenilir bir belirtisi değildir ve çoğu burun kanamasının doğrudan nedeni yalnızca tansiyon değildir. Burun kanaması sırasında yaşanan kaygı da kan basıncını geçici olarak yükseltebilir; bu nedenle kanama sırasında ölçülen yüksek bir değer her zaman kanamanın sebebini açıklamaz.

Bununla birlikte kontrolsüz veya çok yüksek kan basıncı bulunan kişilerde kanamanın daha güç kontrol edilmesi veya daha ciddi seyretmesi mümkün olabilir. İleri yaş, damar yapısındaki değişiklikler ve hipertansiyon aynı kişide birlikte bulunabilir. Bu nedenle tekrarlayan burun kanamalarında tansiyonun değerlendirilmesi yararlı olabilir; ancak “burnum kanadı, kesin tansiyonum yükseldi” şeklinde kendi kendine tanı koymak doğru değildir.

Özellikle çok yüksek tansiyon değerlerine şiddetli baş ağrısı, göğüs ağrısı, nefes darlığı, görme değişikliği, bilinç değişikliği veya nörolojik belirtiler eşlik ediyorsa değerlendirme burun kanamasından daha geniş yapılmalıdır.

Kan Sulandırıcı İlaçlar Burun Kanamasını Artırır mı?

Evet. Antikoagülan ve antiplatelet olarak adlandırılan kan pıhtılaşmasını azaltan ilaçlar burun kanamasının daha uzun sürmesine veya daha kolay tekrarlamasına neden olabilir. Warfarin, bazı yeni nesil oral antikoagülanlar ve farklı antiplatelet ilaçlar bu açıdan önemlidir. Bununla birlikte ilacı kullanan bir kişinin burun kanaması yaşaması, ilacın mutlaka fazla geldiği veya hemen kesilmesi gerektiği anlamına gelmez.

Özellikle kalp damar hastalığı, ritim bozukluğu, geçirilmiş inme veya stent nedeniyle kullanılan kan sulandırıcı ilaçların kişinin kendi kararıyla kesilmesi ciddi pıhtılaşma sorunlarına yol açabilir. Burun kanaması sıklaşıyor veya zor duruyorsa yapılması gereken, ilacı bırakmak yerine kanamayı ve kullanılan tedaviyi hekimle birlikte değerlendirmektir. Warfarin kullanan bazı kişilerde gerekli olduğunda pıhtılaşma testleri kontrol edilebilir; diğer ilaçlarda ise yaklaşım kullanılan ilaca göre farklılaşır.

Doktorunuzun Notu: Burun kanaması sırasında kan sulandırıcı ilacı korkuyla kendi kendine bırakmak doğru değildir. Burun kanamasının oluşturduğu risk ile ilacın kesilmesi sonucunda oluşabilecek pıhtı, inme veya kalp-damar riski aynı terazide değerlendirilmelidir. Tedaviyi değiştirme kararını ilacı reçete eden hekim vermelidir.

Çocuklarda Burun Kanaması Neden Sık Görülür?

Çocuklarda burun kanaması oldukça sık görülür. Özellikle burun karıştırma, kuru hava, üst solunum yolu enfeksiyonları ve alerjik rinit en sık nedenler arasındadır. Burun ön kısmındaki damar ağı çocuklarda yüzeye yakın olduğu için küçük travmalar bile belirgin kanama oluşturabilir. Bu nedenle bir çocuğun dönem dönem kısa süreli ve kolay duran burun kanaması yaşaması tek başına ciddi bir hastalık anlamına gelmez.

Buna karşılık 2 yaşından küçük çocuklarda açıklanamayan burun kanamasının tıbbi olarak değerlendirilmesi önerilir. Daha büyük çocuklarda da sık tekrarlayan kanamalar, kolay morarma, diş eti kanaması veya ailede kanama bozukluğu bulunması durumunda pıhtılaşma sistemiyle ilgili hastalıklar açısından değerlendirme gerekebilir. Tek taraflı kötü kokulu burun akıntısı ve kanama bulunması ise küçük çocuklarda buruna yabancı cisim sokulması olasılığını düşündürebilir.

Gebelikte Burun Kanaması Normal midir?

Gebelik döneminde hormonal değişiklikler ve burun mukozasındaki damarların daha belirgin hâle gelmesi nedeniyle burun kanaması daha kolay ortaya çıkabilir. Burun tıkanıklığı, mukozal şişlik ve kuruluk bu yatkınlığı artırabilir. Çoğu kısa süreli burun kanaması gebelik açısından ciddi bir sorun oluşturmaz.

Bununla birlikte tekrarlayan veya fazla miktarda kanama, kansızlık belirtileri veya gebelikte yüksek tansiyon gibi başka sağlık sorunlarıyla birlikte değerlendirilebilir. Gebelik döneminde kullanılan burun spreyleri veya ilaçlar da hekime danışılmadan başlanmamalıdır.

Burun Kanamasında Hangi Belirtiler Tehlikelidir?

Burun kanamasının tehlikeli olup olmadığını yalnızca kanın parlaklığına veya görüntünün dramatik olmasına bakarak anlamak mümkün değildir. Burun ve yüz bölgesi iyi kanlandığı için küçük bir damar bile ilk bakışta çok fazla kanıyormuş izlenimi oluşturabilir. Daha önemli olan kanamanın doğru basıya rağmen devam edip etmediği, kişinin dolaşım ve solunum durumunun nasıl olduğu, kanamanın travma sonrası başlayıp başlamadığı ve eşlik eden başka belirtilerin bulunup bulunmadığıdır.

Burun Kanaması Kaç Dakika Sürerse Tehlikelidir?

Evde ilk yapılması gereken uygulama, burun kanatlarının yumuşak bölümüne 10–15 dakika boyunca kesintisiz ve sıkı bası uygulamaktır. Bu süre boyunca basıyı birkaç dakikada bir bırakıp kanamanın durup durmadığını kontrol etmek pıhtının oluşmasını engelleyebilir. Süre gerçekten kesintisiz uygulanmalıdır.

Kılavuz ve hasta güvenliği kaynaklarının acil değerlendirme için verdiği süre eşikleri arasında küçük farklılıklar bulunabilir; bazı kaynaklar 10–15 dakikalık doğru basıya rağmen süren yoğun kanamada değerlendirme önerirken bazıları 20–30 dakikaya kadar uzayan kanamayı acil başvuru nedeni olarak belirtmektedir. Pratik açıdan güvenli yaklaşım, doğru uygulanan 10–15 dakikalık basıyla belirgin şekilde azalmayan veya durmayan yoğun kanamanın özellikle riskli kişilerde geciktirilmeden değerlendirilmesidir.

Kanama çok yoğun ise, kişi çok miktarda kan yutuyor veya genel durumu kötüleşiyorsa süreyi tamamlamak için beklemek de doğru değildir. Burada süre tek başına karar verdirmez; kanama miktarı ve kişinin genel durumu daha önemlidir.

Çok Fazla Kan Gelmesi

Burun kanamasında kanın miktarını evde objektif olarak ölçmek zordur. Bunun yerine kanın sürekli ve hızlı biçimde akması, ağız ve boğaza dolması, kişinin tekrar tekrar büyük pıhtılar çıkarması veya birkaç bez/havluyu kısa sürede ıslatacak kadar yoğun olması daha anlamlı uyarı işaretleridir.

Kişide baş dönmesi, bayılacak gibi olma, belirgin halsizlik, çarpıntı, solukluk veya nefes darlığı gelişmesi kan kaybının daha fazla olduğunu düşündürebilir. Bu durumda kanamanın kendi kendine durmasını uzun süre beklemek uygun değildir.

Kanın Boğaza Akması Tehlikeli midir?

Özellikle arka burun kanamalarında kan burun deliklerinden dışarı akmak yerine boğaza doğru ilerleyebilir. Kişi sürekli kan tadı hissedebilir, kan yutabilir veya ağızdan pıhtı çıkarabilir. Fazla miktarda kan yutmak bulantı ve kusmaya yol açabilir; ayrıca kişinin kanamanın gerçek miktarını fark etmesini zorlaştırabilir.

Özellikle ağız ve boğaza sürekli kan gelmesi, ön taraftan yapılan basıya rağmen kanamanın sürmesi veya kişinin nefes almakta zorlanması daha hızlı değerlendirme gerektirir. Posterior kanamalar daha çok erişkinlerde görülür ve ön kanamalara göre hastane tedavisine daha fazla ihtiyaç duyabilir.

Travma Sonrası Burun Kanaması

Buruna hafif bir darbe sonrasında kısa süreli kanama gelişebilir ve her travma ciddi değildir. Ancak yüksekten düşme, trafik kazası, yüz veya baş bölgesine ciddi darbe sonrasında başlayan burun kanaması yalnızca yüzeyel damar zedelenmesi olarak kabul edilmemelidir.

Burunda belirgin şekil bozukluğu, nefes alamama, yüzde ciddi şişlik, bilinç değişikliği, şiddetli baş ağrısı veya başka travma bulguları varsa acil değerlendirme gerekir. Özellikle kafa travmasından sonra burundan kanama ve farklı sıvı gelmesi gibi olağandışı durumlar ayrı olarak değerlendirilmelidir.

Tekrarlayan Burun Kanaması Ne Anlama Gelir?

Aralıklı ve nadir burun kanamaları sıklıkla kuruluk ve lokal tahrişle ilişkilidir. Ancak haftalar veya aylar boyunca düzenli olarak tekrar eden, özellikle hep aynı burun deliğinden gelen kanamalar değerlendirilmelidir. Burnun aynı bölgesinde kabuklanma, yara, tıkanıklık veya geçmeyen tek taraflı akıntı varsa KBB muayenesi önem kazanır.

Tekrarlayan kanamalar pıhtılaşma bozuklukları, trombosit hastalıkları, karaciğer hastalıkları ve nadiren burun veya sinüs bölgesindeki yapısal oluşumlarla ilişkili olabilir. Sık burun kanamasına kolay morarma, diş eti kanaması veya vücudun farklı bölgelerinde açıklanamayan kanamalar eşlik ediyorsa sistemik nedenler araştırılmalıdır.

Doktorunuzun Notu: “Burun kanaması zaten sık olur” düşüncesi tekrarlayan kanamaların aylarca ertelenmesine yol açabilir. Bir kez oluşan kısa süreli kanama ile sürekli aynı taraftan tekrarlayan veya giderek daha zor duran kanama aynı şekilde değerlendirilmez. Tekrarlayan ataklarda amaç yalnızca o anki kanı durdurmak değil, nedenini de araştırmaktır.

Burun Kanaması Nasıl Teşhis Edilir?

Burun kanamasında tanısal değerlendirme, kanamanın nereden geldiğini ve neden tekrarladığını anlamaya yöneliktir. İlk aşamada kanamanın hangi burun deliğinden başladığı, ne kadar sürdüğü, daha önce benzer atakların olup olmadığı, travma bulunup bulunmadığı ve kişinin hangi ilaçları kullandığı sorgulanır. Özellikle kan sulandırıcılar, burun spreyleri ve bazı ağrı kesiciler hakkında bilgi verilmesi önemlidir.

Hekim burun boşluğunu ışık ve uygun muayene araçlarıyla değerlendirerek kanama odağını görmeye çalışabilir. Aktif kanama, pıhtı veya kabuklanma görüşü engelliyorsa kontrollü biçimde temizleme gerekebilir. Ön burun kanamalarında damar odağı çoğu zaman septumun ön bölümünde görülebilir.

Burun Endoskopisi Ne Zaman Yapılır?

Kanamanın kaynağı ön muayeneyle görülemiyorsa, kanama arkadan geliyor gibi görünüyorsa veya tekrarlayan tek taraflı burun kanaması varsa nazal endoskopi gerekebilir. İnce bir kamera aracılığıyla burun boşluğunun daha arka bölümleri ayrıntılı biçimde incelenebilir.

Güncel KBB kılavuzları özellikle daha önce tampon veya koter uygulanmasına rağmen tekrarlayan kanamalarda ve tekrarlayan tek taraflı epistaksiste nazal endoskopik değerlendirmeyi önermektedir. Bunun amacı yalnızca kanayan damarı bulmak değil, kanamaya yol açabilecek yapısal değişiklikleri de değerlendirmektir.

Kan Tahlili Her Burun Kanamasında Gerekir mi?

Hayır. Kısa sürede duran, nadiren ortaya çıkan ve başka sağlık sorunu bulunmayan bir kişide rutin olarak geniş kan testleri yapılması gerekmez. Ancak kanama ağırsa, sık tekrarlıyorsa veya kişinin pıhtılaşma bozukluğu ya da kan sulandırıcı kullanımı varsa kan testleri gündeme gelebilir.

Tam kan sayımı ile kansızlık ve trombosit sayısı, gerekli durumlarda pıhtılaşma testleri ve kişinin diğer hastalıklarına yönelik testler yapılabilir. Hangi testlerin gerekli olduğu klinik tabloya göre belirlenir.

Burun Kanamasında Modern Tedavi Teknikleri Nelerdir?

Burun kanamasının tedavisi çoğunlukla en basit yöntemden başlayarak ilerler. İlk yaklaşım doğrudan basıdır. Kanama devam ediyorsa burun içindeki pıhtıların değerlendirilmesi, kanama noktasının bulunması ve lokal tedavilerin uygulanması gerekebilir. Tedavinin amacı yalnızca kanamayı geçici olarak bastırmak değil, mümkünse kanayan odağı kontrol altına almaktır.

Burun Kanaması Evde Nasıl Durdurulur?

Burun kanaması başladığında kişi sakin biçimde oturmalı ve gövdesini hafifçe öne doğru eğmelidir. Burun kemiklerinin bulunduğu sert üst kısmı değil, burun deliklerinin hemen üzerindeki yumuşak kanatlar başparmak ve işaret parmağıyla sıkıca kapatılmalıdır. Bası 10–15 dakika boyunca bırakılmadan devam ettirilirken ağızdan nefes alınmalıdır.

Başın geriye yatırılması doğru değildir. Bu uygulama kanamayı durdurmaz; kanın boğaza doğru akmasına ve yutulmasına neden olur. Yutulan kan mideyi tahriş ederek bulantı ve kusmaya yol açabilir ve kişinin ne kadar kan kaybettiğinin anlaşılmasını zorlaştırabilir.

Burun içerisine peçete, pamuk veya benzeri maddeleri gelişigüzel doldurmak da önerilmez. Çıkarılırken oluşan pıhtıyı yeniden kaldırarak kanamanın tekrarlamasına yol açabilir. Kanama durmadığında profesyonel değerlendirme gerekir.

Koterizasyon Nedir?

Kanayan damar muayene sırasında belirgin biçimde görülüyorsa damar koterizasyon yöntemiyle kapatılabilir. Bu işlem kimyasal olarak, sıklıkla gümüş nitrat benzeri maddeler kullanılarak veya belirli durumlarda elektriksel yöntemlerle gerçekleştirilebilir.

Koterizasyon özellikle tekrarlayan ön burun kanamalarında etkili olabilir. Bununla birlikte burun septumunun karşılıklı iki tarafına kontrolsüz koter uygulanması doku hasarı riskini artırabileceği için işlem uygun teknikle yapılmalıdır.

Burun Tamponu Ne Zaman Kullanılır?

Kanama odağı görülemiyorsa veya bası ve lokal tedavilerle kanama kontrol altına alınamıyorsa burun tamponu gerekebilir. Günümüzde klasik gazlı bezlerin yanı sıra burun içerisine yerleştirildiğinde basınç sağlayan farklı tampon materyalleri ve balon sistemleri kullanılabilir.

Kan sulandırıcı kullanan veya pıhtılaşma bozukluğu bulunan kişilerde, çıkarılırken yeniden kanamayı azaltmak amacıyla bazı durumlarda eriyebilir tampon materyalleri tercih edilebilir. Tampon sonrası takip ve ne zaman çıkarılacağı kullanılan materyale ve kanamanın özelliklerine göre planlanır.

Kanama Durmazsa Ameliyat Gerekebilir mi?

Basit ön burun kanamalarında ameliyat gereksinimi oldukça düşüktür. Ancak tekrarlayan veya kontrol edilemeyen ciddi posterior kanamalarda daha ileri girişimler gündeme gelebilir. Endoskopik cerrahiyle kanamadan sorumlu damarın bağlanması veya kapatılması bunlardan biridir.

Bazı dirençli kanamalarda girişimsel radyoloji tarafından arteriyel embolizasyon uygulanabilir. Bu yöntemde anjiyografik tekniklerle kanamayı besleyen damara ulaşılır ve kan akımı kontrollü olarak azaltılır. Cerrahi ile embolizasyon arasındaki seçim kanamanın kaynağına, hastanın genel durumuna ve merkezin olanaklarına göre yapılır.

Doktorunuzun Notu: Burun tamponu veya koter uygulanması “çok ciddi bir hastalık bulundu” anlamına gelmez. Bunlar basit basıyla durmayan kanamayı kontrol altına almak için kullanılan standart yöntemlerdir. Asıl önemli olan, sık tekrarlayan veya kontrol edilmesi zor kanamalarda yalnızca kanı durdurmakla yetinmeyip altta yatan nedeni da değerlendirmektir.

Burun Kanaması Sonrası İyileşme Süreci Nasıldır?

Basit bir ön burun kanaması durduktan sonra damar bölgesindeki pıhtının sağlamlaşması için zamana ihtiyaç vardır. Bu nedenle kanama durduktan hemen sonra kuvvetli sümkürmek, burnu karıştırmak veya kabuğu koparmak kanamayı yeniden başlatabilir. Özellikle ilk 24 saat burun mukozasının yeniden zedelenmemesi önemlidir.

Ağır egzersiz, ağırlık kaldırma, çok sıcak duş ve aşırı sıcak içecekler bazı kişilerde damar genişlemesini ve yeniden kanamayı kolaylaştırabilir. Alkol de damar genişlemesine ve pıhtılaşma üzerine etkileri nedeniyle kanamanın tekrarlamasına katkıda bulunabilir. Kişiye uygulanan tedaviye göre hekim bu aktivitelerin ne kadar süre sınırlandırılması gerektiğini ayrıca belirtebilir.

Burun kuruluğunun belirgin olduğu kişilerde ortam havasının nemlendirilmesi ve burun mukozasının korunması tekrarlamaları azaltabilir. Tuzlu su içeren burun nemlendiricileri veya hekim tarafından önerilen nemlendirici ürünler bazı kişilerde yararlı olabilir. Ancak burun içine gelişigüzel krem veya ilaç uygulamak yerine ürün seçiminin özellikle çocuklarda ve kronik hastalığı bulunan kişilerde sağlık profesyoneliyle görüşülmesi daha uygundur.

Koterizasyon veya tampon uygulanmışsa iyileşme sürecinde hafif hassasiyet ve kabuklanma görülebilir. Tampon sonrasında yeniden yoğun kanama, ateş, giderek artan ağrı veya nefes alma güçlüğü gelişirse tekrar değerlendirme gerekir.

Burun Kanamasında Hangi Bölüme Başvurulmalı?

Kısa süreli, seyrek görülen ve doğru bası yöntemiyle tamamen duran burun kanamalarında her zaman acil veya KBB değerlendirmesi gerekmez. Bununla birlikte kanamalar sık tekrarlıyor, sürekli aynı taraftan geliyor, kanama noktası bilinmiyor veya burunda kalıcı kabuklanma, tıkanıklık ya da yara bulunuyorsa Kulak Burun Boğaz Hastalıkları (KBB) bölümüne başvurmak uygundur.

KBB değerlendirmesinde burun içi muayene yapılabilir, gerekli durumda endoskopik inceleme ile daha derin bölgeler değerlendirilebilir ve belirgin bir damar odağı varsa koterizasyon gibi tedaviler planlanabilir. Sık kanama yaşayan ve eş zamanlı kansızlık, kolay morarma veya farklı bölgelerde kanama bulunan kişilerde Dahiliye veya Hematoloji değerlendirmesine de ihtiyaç duyulabilir.

Kanama 10–15 dakikalık doğru ve kesintisiz basıya rağmen yoğun biçimde devam ediyorsa, kişi fazla kan yutuyor veya kusuyorsa, belirgin baş dönmesi ya da bayılma hissi varsa, nefes almada güçlük gelişmişse veya kanama ciddi baş-yüz travması sonrasında başlamışsa planlı KBB randevusu beklenmemeli ve acil değerlendirme yapılmalıdır. Türkiye'de ciddi kan kaybı, bilinç değişikliği veya solunum güçlüğü gibi durumlarda 112 Acil Çağrı Merkezi üzerinden yardım istenebilir.

Kan sulandırıcı kullanan kişilerde de kanamanın süresi ve şiddeti daha dikkatli değerlendirilmelidir. Hafif ve kısa süreli bir kanama ilacın otomatik olarak bırakılmasını gerektirmez; ancak kanama durmuyorsa veya sık tekrarlıyorsa hem KBB hem de ilacı düzenleyen hekimle görüşmek gerekir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Burun kanamasında baş öne mi, geriye mi eğilmeli?

Baş öne doğru eğilmelidir. Başı geriye atmak kanamayı durdurmaz; yalnızca kanın boğaza akmasına neden olur ve kişi önemli miktarda kan yutabilir. Oturur pozisyonda hafif öne eğilerek burun kanatlarının yumuşak bölümüne 10–15 dakika kesintisiz bası uygulanmalıdır. Ağızdan nefes alınmalı ve bası sırasında sürekli kontrol etmek için parmaklar açılmamalıdır.

Burun kanaması tansiyon yüksekliği belirtisi midir?

Burun kanaması tek başına yüksek tansiyonun güvenilir bir belirtisi değildir. Çoğu burun kanaması kuruluk, lokal tahriş veya yüzeyel damarların zedelenmesi gibi nedenlerle ortaya çıkar. Bununla birlikte ciddi hipertansiyon ve damar hastalıkları bazı kişilerde kanamanın kontrolünü güçleştirebilir. Tekrarlayan kanama bulunan kişinin tansiyonunun ölçülmesi yararlı olabilir ancak yalnızca burun kanamasına bakarak hipertansiyon tanısı konulmaz.

Burun kanaması kaç dakika sürerse hastaneye gidilmeli?

Doğru biçimde uygulanan 10–15 dakikalık kesintisiz bası ilk adımdır. Kanama bu uygulamaya rağmen yoğun biçimde devam ediyorsa veya kişinin genel durumu kötüleşiyorsa değerlendirme geciktirilmemelidir. Bazı kaynaklar 20–30 dakikayı aşan kanamaları kesin acil değerlendirme eşiği olarak belirtse de kanama miktarı, kan sulandırıcı kullanımı, baş dönmesi ve solunum problemi gibi bulgular varsa süreyi beklemek doğru değildir.

Sürekli aynı burun deliğinden kan gelmesi neden olur?

Tek taraflı burun kanamasının en sık nedenlerinden biri aynı bölgede kuruluk, kabuklanma veya yüzeyel bir damarın sürekli yeniden açılmasıdır. Ancak tekrarlayan tek taraflı kanama burun septumundaki yapısal sorunlar, kronik irritasyon ve nadiren burun içindeki farklı oluşumlarla da ilişkili olabilir. Özellikle burun tıkanıklığı, kötü kokulu akıntı, kalıcı yara veya ağrı da bulunuyorsa KBB değerlendirmesi gerekir. Gerekirse nazal endoskopi ile kanama kaynağı araştırılır.

Kan sulandırıcı kullanırken burnum kanarsa ilacı kesmeli miyim?

Kan sulandırıcı ilaç kendi kendine kesilmemelidir. Bu ilaçlar çoğu zaman inme, kalp krizi veya damar içinde pıhtı oluşmasını önlemek amacıyla verilir ve aniden kesilmeleri ciddi risk oluşturabilir. Burun kanaması sırasında önce doğru bası yöntemi uygulanmalı; kanama durmuyorsa veya tekrarlıyorsa tıbbi değerlendirme yapılmalıdır. İlacın dozu veya devamı konusunda kararı ilacı reçete eden hekim vermelidir.

Sonuç

Burun kanaması oldukça sık görülen bir sağlık sorunudur ve toplumun büyük bölümünde yaşamın bir döneminde ortaya çıkabilir. Burun kanamalarının yaklaşık %90'ı veya daha fazlası burun boşluğunun ön kısmındaki yüzeyel damarlarla ilişkilidir ve doğru bası yöntemiyle kontrol altına alınabilir. Bu nedenle tek bir kısa süreli burun kanaması çoğu zaman ciddi bir hastalığı göstermez.

Burun kanamasında yapılması gereken ilk uygulama oturmak, başı öne eğmek ve burun deliklerinin hemen üzerindeki yumuşak kısmı 10–15 dakika kesintisiz biçimde sıkmaktır. Başı geriye atmak, birkaç dakikada bir basıyı bırakmak veya burnun içine pamuk ve peçete doldurmak doğru ilk yardım yaklaşımı değildir.

Buna karşılık doğru basıya rağmen devam eden yoğun kanama, büyük miktarda kan yutma, nefes almada güçlük, baş dönmesi veya bayılma, ciddi kafa-yüz travması sonrasında başlayan kanama ve kan sulandırıcı kullanırken kontrol edilemeyen kanama daha hızlı değerlendirme gerektirir. Çok küçük çocuklarda açıklanamayan kanama ve erişkinlerde sık tekrarlayan tek taraflı kanamalar da nedenin araştırılmasını gerektirebilir.

Tansiyon burun kanamalarında sık sorgulansa da her burun kanamasının nedeni yüksek tansiyon değildir. Benzer biçimde kan sulandırıcı kullanan bir kişinin burun kanaması yaşaması ilacını kendi kendine bırakması gerektiği anlamına gelmez. Bu durumlarda kişisel riskler birlikte değerlendirilmelidir.

Sık tekrarlayan burun kanamalarında KBB muayenesinde kanayan damar odağı araştırılabilir; gerektiğinde koterizasyon, tampon uygulaması veya daha dirençli olgularda endoskopik damar kontrolü ve embolizasyon gibi ileri yöntemlerden yararlanılabilir. Burun kanamasındaki temel yaklaşım, çoğu basit kanamayı doğru ilk yardımla kontrol etmek; uzun süren, yoğun, tekrarlayan veya eşlik eden alarm belirtileri bulunan kanamaları ise geciktirmeden değerlendirmektir.

Önemli Not: Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi yerine geçmez. Bebeğinizin beslenmesi, kilo alımı veya genel sağlık durumu hakkında endişeniz varsa mutlaka bir çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanına başvurmalısınız.

Bu makale Batı Anadolu Central Medical Tıbbi Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır.

Son Güncelleme: Ekim 2026

Sosyal Medya:
WhatsApp Destek