Endoskopi ile Hangi Hastalıklar Teşhis Edilir?
Endoskopi ile Hangi Hastalıklar Teşhis Edilir?
Üst gastrointestinal sistem endoskopisi; yemek borusu, mide ve onikiparmak bağırsağının başlangıç bölümünün doğrudan incelenmesini sağlar. Gastrit, mide ve duodenum ülseri, reflüye bağlı yemek borusu hasarı, Barrett özofagusu, polipler, bazı tümörler ve üst gastrointestinal kanama nedenleri endoskopiyle değerlendirilebilir. Çölyak hastalığı ve bazı hücresel değişikliklerde kesin tanı için endoskopi sırasında biyopsi alınması gerekebilir.
Endoskopi ile Hangi Hastalıklar Teşhis Edilebilir?
Endoskopi, üst sindirim sisteminin iç yüzeyinin kamera yardımıyla doğrudan görülmesini sağlayan bir incelemedir. İşlem sırasında yemek borusu, mide ve onikiparmak bağırsağının başlangıç bölümü değerlendirilir.
Bu nedenle endoskopi özellikle yemek borusu, mide ve duodenum hastalıklarının araştırılmasında kullanılır. Gastrit, ülser, reflüye bağlı hasar, Barrett özofagusu, polipler ve bazı tümörler endoskopi sırasında görülebilir. Üst gastrointestinal sistemdeki kanamanın kaynağını belirlemek amacıyla da endoskopiden yararlanılabilir.
Ancak endoskopide görülen her değişiklik tek başına kesin tanı anlamına gelmez. Bazı hastalıkların tanısının doğrulanması için şüpheli bölgeden küçük doku örnekleri alınarak patoloji laboratuvarında incelenmesi gerekir.
Özellikle çölyak hastalığı, Barrett özofagusu, bazı gastrit türleri ve kanser şüphesinde endoskopi ile biyopsi birbirini tamamlayan iki değerlendirme yöntemi olarak kullanılabilir.
Endoskopi Sindirim Sisteminin Hangi Bölümlerini Gösterir?
Üst gastrointestinal sistem endoskopisinde ağızdan ilerletilen ince ve esnek endoskop aracılığıyla temel olarak üç bölge değerlendirilir:
- Yemek borusu
- Mide
- Onikiparmak bağırsağının başlangıç bölümü
Bu işlem gastroskopi veya özofagogastroduodenoskopi olarak da adlandırılabilir. Endoskopi sırasında bu bölgelerin iç yüzeyindeki kızarıklıklar, yaralar, darlıklar, kanama alanları, kabarıklıklar, polipler ve farklı yapısal değişiklikler doğrudan görülebilir. Kolon ve kalın bağırsak ise bu yöntemle değerlendirilmez. Kalın bağırsağın incelenmesi için kolonoskopi gerekir.
Gastrit Endoskopide Belli Olur mu?
Gastrit, mide iç yüzeyindeki dokunun iltihaplanmasıdır. Endoskopi gastrit şüphesi bulunan hastalarda mide mukozasının doğrudan değerlendirilmesini sağlayabilir. Mide yüzeyinde kızarıklık, hassasiyet, erozyon veya farklı mukozal değişiklikler görülebilir. Ancak yalnızca görüntüye bakılarak her gastrit türünün kesin nedeni belirlenemez. Bazı durumlarda endoskopi sırasında mide yüzeyinden biyopsi alınır. Patoloji incelemesi gastritin özelliklerinin ve bazı nedenlerinin değerlendirilmesine yardımcı olabilir. NIDDK de gastrit ve gastropatinin değerlendirilmesinde üst endoskopi ve gerektiğinde biyopsinin kullanılabileceğini belirtmektedir.
Özellikle uzun süren mide ağrısı, hazımsızlık veya başka alarm belirtileri varsa gastritin yanı sıra ülser ve farklı mide hastalıklarının da değerlendirilmesi gerekebilir.
Mide Ülseri Endoskopide Görülür mü?
Evet. Mide ülseri ve onikiparmak bağırsağı ülseri endoskopiyle doğrudan görülebilir. Ülser, mide veya duodenumun iç yüzeyinde meydana gelen doku kaybıdır. Endoskopi sırasında ülserin yeri, büyüklüğü, çevresindeki dokunun görünümü ve kanama bulunup bulunmadığı değerlendirilebilir. Peptik ülser tanısının doğrulanması ve olası nedeninin araştırılması amacıyla endoskopi ve biyopsiden yararlanılabilir.
Mide ülserlerinde gerekli görülen durumlarda biyopsi alınabilir. Bunun amacı yalnızca kanser araştırmak değildir. Ülserin özelliklerini değerlendirmek ve farklı hastalıkları birbirinden ayırmak için de doku örneği gerekebilir.
Aktif kanaması bulunan bazı ülserlerde endoskopi yalnızca tanı yöntemi değildir; aynı işlem sırasında kanamayı durdurmak amacıyla tedavi de uygulanabilir.
Doktorunuzun Notu
Endoskopide ülser görülmesi tek başına kanser olduğu anlamına gelmez. Ülserlerin önemli bir bölümü iyi huylu nedenlerle gelişir. Bununla birlikte özellikle mide ülserlerinin görünümü değerlendirilir ve gerekli görülürse biyopsi alınır. Kesin yorum endoskopi görüntüsü ile patoloji sonucunun birlikte değerlendirilmesiyle yapılmalıdır.
Reflü Endoskopide Belli Olur mu?
Reflü hastalarının bazılarında endoskopi sırasında yemek borusunun alt bölümünde asitle ilişkili hasar görülebilir.
Yemek borusunun iç yüzeyindeki kızarıklıklar, erozyonlar veya yaralar reflü özofajiti olarak değerlendirilebilir. Daha ileri durumlarda reflüye bağlı darlık gibi komplikasyonlar da gelişebilir.
Ancak önemli bir nokta vardır: Endoskopinin normal çıkması reflü olmadığı anlamına gelmez. Reflü hastalarının bir bölümünde şikâyetler bulunmasına rağmen yemek borusunda endoskopla görülebilecek belirgin hasar olmayabilir.
Bu nedenle reflünün değerlendirilmesinde hastanın belirtileri, tedaviye yanıtı ve gerekli durumlarda pH ölçümü gibi farklı testler de kullanılabilir. NIDDK, reflü tanısında çoğu hastada öykünün yeterli olabileceğini; endoskopinin özellikle komplikasyon veya başka bir hastalık şüphesinde kullanılabileceğini belirtmektedir.
Özofajit Endoskopide Görülür mü?
Özofajit, yemek borusunun iç yüzeyinde iltihaplanma veya hasar gelişmesidir. Reflü özofajitin sık nedenlerinden biridir. Ancak bazı ilaçlar, enfeksiyonlar ve farklı hastalıklar da yemek borusunda iltihap oluşturabilir. Endoskopi yemek borusunun iç yüzeyini doğrudan gösterdiği için kızarıklık, erozyon, ülser ve farklı mukozal bozuklukların değerlendirilmesine yardımcı olur. Özofajitin nedeni görüntüden kesin olarak anlaşılamıyorsa biyopsi alınabilir.
Barrett Özofagusu Endoskopide Anlaşılır mı?
Barrett özofagusu, yemek borusunun alt bölümündeki hücre yapısının değiştiği bir durumdur ve uzun süreli reflüyle ilişkili olabilir. Endoskopi sırasında yemek borusunun alt kısmında Barrett özofagusunu düşündüren farklı görünümlü bir doku fark edilebilir. Ancak Barrett özofagusu tanısı yalnızca görüntüye dayanmaz. Şüpheli alanlardan biyopsi alınır ve patolog tarafından mikroskop altında incelenir. NIDDK'ye göre Barrett özofagusunun tanısında temel yöntemlerden biri üst gastrointestinal endoskopi ile biyopsinin birlikte kullanılmasıdır.
Barrett özofagusu kanser değildir. Bununla birlikte belirli yemek borusu kanserleri açısından riski artırdığı için tanı konulduğunda kişinin patoloji sonucuna ve riskine göre takip planı oluşturulabilir.
Endoskopi Mide Kanserini Gösterir mi?
Endoskopi, mide kanseri şüphesinin değerlendirilmesinde önemli yöntemlerden biridir. Mide yüzeyinde normalden farklı kabarıklıklar, ülserleşmiş alanlar, düzensiz doku veya kitle görünümü fark edilebilir. Ancak kanser tanısı yalnızca endoskopi görüntüsüne bakılarak kesinleştirilmez. Şüpheli bölgeden biyopsi alınması ve dokunun patoloji laboratuvarında incelenmesi gerekir. Bu nedenle “endoskopide şüpheli alan görüldü” ifadesi ile “kanser tanısı konuldu” ifadesi aynı değildir. Hazımsızlık yakınmalarının araştırılmasında üst endoskopinin gastrit, peptik ülser ve mide veya diğer üst sindirim sistemi kanserlerinin değerlendirilmesine yardımcı olabileceği bildirilmektedir.
Yemek Borusu Kanseri Endoskopide Görülür mü?
Endoskopi yemek borusunun iç yüzeyini doğrudan gösterdiği için yemek borusu tümörlerinin değerlendirilmesinde kullanılabilir. Şüpheli bir kitle, düzensiz yüzey, ülserleşme veya yemek borusunu daraltan bir oluşum görülebilir. Kesin tanı için şüpheli alandan biyopsi alınır. Özellikle giderek artan yutma güçlüğü, istemsiz kilo kaybı veya yemeklerin göğüste takılması hissi bulunan kişilerde üst gastrointestinal sistemin değerlendirilmesi önem taşıyabilir. Bu belirtilerin bulunması mutlaka kanser olduğu anlamına gelmez. İyi huylu darlıklar ve farklı yemek borusu hastalıkları da benzer yakınmalara neden olabilir.
Onikiparmak Bağırsağı Hastalıkları Endoskopide Görülür mü?
Üst endoskopi yalnızca yemek borusu ve mideyi incelemez. Endoskop aynı zamanda onikiparmak bağırsağının başlangıç bölümlerine kadar ilerletilir. Bu alanda duodenit olarak adlandırılan iltihabi değişiklikler, duodenum ülserleri, kanama alanları ve farklı yapısal bozukluklar değerlendirilebilir. Gerekli görüldüğünde duodenumdan biyopsi alınabilir. Özellikle çölyak hastalığı şüphesinde duodenum biyopsileri tanısal değerlendirmede önemli rol oynar.
Çölyak Hastalığı Endoskopi ile Teşhis Edilir mi?
Çölyak hastalığı, gluten tüketimiyle tetiklenen ve ince bağırsağın yapısını etkileyebilen bağışıklık sistemiyle ilişkili bir hastalıktır. Çölyak şüphesi çoğunlukla öncelikle kan testleriyle değerlendirilir. Uygun hastalarda tanının doğrulanması amacıyla üst endoskopi yapılarak duodenumdan biyopsiler alınabilir. Bağırsak yüzeyindeki değişiklikler bazı hastalarda endoskopi sırasında fark edilebilir. Ancak bu görüntülerin bulunmaması çölyak hastalığını tek başına dışlamaz.
Bu nedenle çölyak tanısında asıl önemli olan gerektiğinde alınan doku örneklerinin mikroskop altında değerlendirilmesidir. NIDDK'nin güncel klinik bilgisinde de serolojik testlerin çölyak olasılığını düşündürdüğü durumlarda duodenum ve duodenal bulbustan biyopsi alınması önerilmektedir.
Endoskopi planlanan kişinin doktor önerisi olmadan önceden glutensiz diyete başlamaması önemlidir. Glutenin diyetten çıkarılması test sonuçlarının yorumlanmasını etkileyebilir.
Helicobacter pylori Endoskopide Görülür mü?
Helicobacter pylori, mide yüzeyinde yaşayabilen ve gastrit ile peptik ülser gelişiminde rol oynayabilen bir bakteridir. Bakterinin kendisi endoskopi sırasında kamera ile doğrudan görülmez. Ancak endoskopi sırasında mide yüzeyinden alınan biyopsiler üzerinde yapılan incelemelerle Helicobacter pylori araştırılabilir. ASGE de biyopsinin H. pylori araştırması dahil kanser dışındaki pek çok nedenle alınabileceğini belirtmektedir. H. pylori tanısı için her hastaya endoskopi yapılması gerekmez. Nefes testi ve dışkıda antijen testi gibi endoskopi gerektirmeyen yöntemler de kullanılabilir. Hangi yöntemin seçileceği kişinin yaşı, belirtileri, ilaçları ve endoskopi gerektiren başka bir durum bulunup bulunmadığına göre belirlenir.
Endoskopide Biyopsi Alınması Kanser Şüphesi Olduğu Anlamına mı Gelir?
Hayır. Endoskopi sırasında biyopsi alınmasının çok farklı nedenleri olabilir. Gastritin özelliklerinin araştırılması, Helicobacter pylori değerlendirmesi, çölyak hastalığının doğrulanması veya Barrett özofagusunun değerlendirilmesi bunlardan bazılarıdır. Dolayısıyla hastanın “biyopsi aldılar, kesin kötü bir şey gördüler” şeklinde düşünmesi doğru değildir. Şüpheli bir tümör görüldüğünde de biyopsi alınabilir; ancak biyopsinin amacı dokunun ne olduğunu kesinleştirmektir. Patoloji sonucuna ulaşılmadan yalnızca biyopsi alınmış olmasına bakarak iyi veya kötü huylu bir hastalık hakkında kesin sonuç çıkarılmamalıdır.
Doktorunuzun Notu
Endoskopi sırasında biyopsi alınması oldukça sık uygulanan bir işlemdir. Biyopsi yalnızca kanser araştırmak için yapılmaz. Gastrit, H. pylori, çölyak ve Barrett özofagusu gibi birçok durumda doku örneği tanının netleştirilmesine yardımcı olur. Patoloji sonucu çıkmadan endişe verici bir sonuç varsaymak doğru değildir.
Mide Polipleri Endoskopide Görülür mü?
Evet. Midenin iç yüzeyinden gelişen polipler endoskopi sırasında fark edilebilir. Poliplerin büyüklüğü, sayısı, yeri ve yüzey özellikleri değerlendirilir. Bazı küçük polipler aynı işlem sırasında tamamen çıkarılabilirken bazı oluşumlardan yalnızca biyopsi alınabilir. Her mide polipi kanser değildir. Poliplerin önemli bir bölümü iyi huyludur. Bununla birlikte polip türünün kesin olarak belirlenmesi için patolojik inceleme gerekebilir. Sonraki takip gereksinimi de polibin tipi, büyüklüğü, sayısı ve patoloji sonucuna göre belirlenir.
Yemek Borusu Darlığı Endoskopide Anlaşılır mı?
Evet. Endoskopi yemek borusundaki daralmaların değerlendirilmesinde kullanılabilir. Uzun süreli reflü, daha önce oluşmuş hasarlar, bazı iltihabi hastalıklar veya farklı nedenler yemek borusunun iç çapında daralmaya yol açabilir. Hastalar özellikle katı gıdaları yutarken yiyeceklerin göğüste takıldığını hissedebilir. Endoskopi darlığın yerini ve görünümünü değerlendirmeye yardımcı olur. Gerekli durumlarda biyopsi alınabilir. Uygun bazı hastalarda endoskopi sırasında darlığı genişletmeye yönelik tedavi de uygulanabilir. ASGE, endoskopinin yemek borusundaki dar alanların değerlendirilmesinin yanı sıra genişletilmesinde de kullanılabileceğini belirtmektedir.
Eozinofilik Özofajit Endoskopide Teşhis Edilir mi?
Eozinofilik özofajit, yemek borusunu etkileyen kronik ve bağışıklık sistemiyle ilişkili bir hastalıktır. Özellikle genç veya orta yaş grubunda tekrarlayan yutma güçlüğü, katı gıdaların takılması ve yemek yerken uzun süre çiğneme ihtiyacı gibi belirtiler görülebilir. Endoskopide yemek borusunda halkalar, çizgilenmeler, beyaz noktalar veya daralma gibi değişiklikler görülebilir. Ancak yemek borusu bazı hastalarda gözle normal de görünebilir. Bu nedenle eozinofilik özofajit tanısında yalnızca endoskopi görüntüsüne değil, yemek borusunun farklı bölgelerinden alınan biyopsilerin patolojik incelemesine ihtiyaç duyulabilir.
Mide Fıtığı Endoskopide Görülür mü?
Mide fıtığı, yani hiatal herni, midenin üst bölümünün diyaframdaki açıklıktan göğüs boşluğuna doğru yer değiştirmesidir. Endoskopi sırasında yemek borusu ile midenin birleşim noktası değerlendirilirken hiatal herni düşündüren anatomik değişiklikler görülebilir. Mide fıtığı reflü gelişimini kolaylaştırabilir; ancak mide fıtığı bulunan herkesin reflü şikâyeti olmaz. Bazı durumlarda mide fıtığının anatomisinin daha ayrıntılı değerlendirilmesi amacıyla farklı görüntüleme yöntemleri veya fonksiyon testleri de kullanılabilir. Endoskopide mide fıtığı görülmesi, otomatik olarak ameliyat gerektiği anlamına gelmez.
Yemek Borusu Varisleri Endoskopide Görülür mü?
Evet. Yemek borusu veya mide varisleri üst gastrointestinal endoskopi sırasında görülebilir. Bu damar genişlemeleri özellikle karaciğer hastalıklarına bağlı portal hipertansiyon bulunan kişilerde gelişebilir. Endoskopi varislerin yerini ve özelliklerini değerlendirmede kullanılabilir. Gerekli hastalarda kanama riski açısından takip yapılabilir.
Varis kanaması gelişmişse endoskopi aynı zamanda tedavi amacıyla da kullanılabilir. Seçilmiş portal hipertansiyon hastalarında varislerin değerlendirilmesi endoskopinin bilinen kullanım alanlarından biridir. Kanlı kusma veya siyah dışkı gibi belirtiler varsa bu durum acil üst gastrointestinal kanama açısından değerlendirilmelidir.
Mide ve Yemek Borusu Kanamasının Nedeni Endoskopide Bulunabilir mi?
Evet. Endoskopinin önemli kullanım alanlarından biri üst gastrointestinal sistem kanamalarının nedenini belirlemektir. Mide ve onikiparmak bağırsağı ülserleri, yemek borusu varisleri, bazı damar bozuklukları, tümörler ve farklı mukozal yaralanmalar kanamaya neden olabilir. Endoskopi sırasında aktif kanama alanı görülebilir ve bazı durumlarda aynı seansta tedavi edilebilir. Doktor endoskop içerisinden geçirilen özel araçlarla kanayan bölgeye müdahale edebilir. Kanlı kusma, kahve telvesini andıran kusma, siyah-katran görünümünde dışkı, bayılma veya ciddi halsizlik üst gastrointestinal kanamayla ilişkili olabilir. Bu belirtilerde rutin poliklinik randevusu beklenmemelidir.
Kansızlığın Nedeni Endoskopi ile Bulunabilir mi?
Bazı durumlarda evet. Özellikle nedeni açıklanamayan demir eksikliği anemisinde sindirim sisteminden fark edilmeyen kronik kan kaybı araştırılabilir. Mide veya duodenum ülserleri, tümörler, erozyonlar ve farklı gastrointestinal hastalıklar küçük miktarlarda ancak uzun süre devam eden kan kayıplarına yol açabilir. Hastanın özelliklerine göre yalnızca üst endoskopi yeterli olmayabilir. Kalın bağırsak kaynaklı kan kaybını araştırmak amacıyla kolonoskopi de gerekebilir. Bu nedenle kansızlığın nedeni belirlenirken yaş, cinsiyet, kanama belirtileri ve laboratuvar sonuçları birlikte değerlendirilir.
Endoskopi Her Hastalığı Kesin Olarak Gösterir mi?
Hayır. Normal bir endoskopi, üst sindirim sistemiyle ilgili bütün hastalıkların dışlandığı anlamına gelmez. Bazı hastalıklar gözle görülemeyecek mikroskobik değişikliklere neden olur. Bu durumlarda biyopsi gerekir. Bazı hastalıklar ise endoskopinin gösterdiği yapısal değişikliklerden çok organların çalışma biçimiyle ilişkilidir. Örneğin yemek borusunun hareket bozuklukları için manometri, reflünün miktarını değerlendirmek için pH veya impedans-pH ölçümü gerekebilir. Safra kesesi, pankreas ve karaciğer gibi organların değerlendirilmesinde de standart gastroskopi yeterli değildir. Bu organlar için ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi, MR veya farklı yöntemler kullanılabilir. Bu nedenle endoskopi sonucu her zaman hastanın belirtileri ve diğer testlerle birlikte yorumlanmalıdır.
Endoskopi Normal Çıktığı Halde Mide Şikâyetleri Devam Edebilir mi?
Evet. Mide ağrısı, şişkinlik, erken doyma ve hazımsızlık yaşayan bazı kişilerin endoskopisinde ülser, tümör veya belirgin yapısal hastalık görülmeyebilir. Fonksiyonel dispepsi gibi durumlarda kişinin belirgin yakınmaları olmasına rağmen standart endoskopi normal olabilir. Benzer şekilde reflü hastalarının bir bölümünde de endoskopide görünür yemek borusu hasarı bulunmaz. Bu durumda kişinin yakınmalarına göre farklı tetkikler veya tedavi yaklaşımları gerekebilir. Normal endoskopi sonucunun “şikâyetinizin hiçbir nedeni yok” şeklinde yorumlanması doğru değildir.
Doktorunuzun Notu
Endoskopinin amacı mümkün olan her hastalığı tek işlemle teşhis etmek değildir. Endoskopi özellikle yemek borusu, mide ve duodenumun iç yüzeyini değerlendiren güçlü bir yöntemdir. Sonucun normal olması değerli bir bilgidir; ancak şikâyetler devam ediyorsa doktorunuz farklı organları veya sindirim sisteminin çalışma biçimini değerlendiren başka testler planlayabilir.
Hangi Belirtilerde Endoskopi Gündeme Gelebilir?
Her mide yakınmasında doğrudan endoskopi yapılması gerekmez. Doktor kişinin yaşını, belirtilerin süresini, mevcut hastalıklarını ve alarm bulgularını değerlendirerek karar verir.
Endoskopi özellikle şu durumlarda gündeme gelebilir:
- Uzun süren veya açıklanamayan üst karın ağrısı
- Tedaviye rağmen devam eden mide yanması
- Yutma güçlüğü
- Yutarken ağrı
- Tekrarlayan kusma
- Açıklanamayan kilo kaybı
- Üst gastrointestinal kanama belirtileri
- Nedeni açıklanamayan demir eksikliği anemisi
- Çölyak hastalığı şüphesi
- Barrett özofagusu açısından seçilmiş riskli kişiler
- Görüntüleme yöntemlerinde üst gastrointestinal sistemle ilgili şüpheli bulgu görülmesi
NIDDK, üst gastrointestinal endoskopinin devam eden ağrı veya mide yanması, kusma ve yutma sorunları gibi açıklanamayan yakınmaların nedenini araştırmak amacıyla kullanılabileceğini belirtmektedir.
Endoskopi Öncesinde Nelere Dikkat Edilmelidir?
Endoskopi öncesinde midenin boş olması gerekir. Açlık ve sıvı kısıtlamasıyla ilgili süreler sağlık kuruluşunun protokolüne ve hastanın sağlık durumuna göre değişebilir. Kullanılan bütün ilaçlar işlem ekibine bildirilmelidir. Özellikle kan sulandırıcılar, diyabet ilaçları, insülin ve mide boşalmasını etkileyebilen bazı ilaçlarda kişiye özel düzenleme gerekebilir. İlaçlar doktor önerisi olmadan kesilmemelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Endoskopide gastrit belli olur mu?
Endoskopi mide iç yüzeyini doğrudan gösterdiği için gastritle ilişkili kızarıklık, erozyon ve farklı mukozal değişikliklerin değerlendirilmesine yardımcı olabilir. Ancak gastritin kesin özelliklerini belirlemek için bazı hastalarda biyopsi gerekir. Gastritin her türü yalnızca görüntüye bakılarak ayırt edilemez. Sonuçlar hastanın şikâyetleri ve patoloji bulgularıyla birlikte değerlendirilmelidir.
Endoskopide kanser kesin olarak anlaşılır mı?
Endoskopi sırasında kanseri düşündüren kitle, ülser veya farklı doku değişiklikleri görülebilir. Ancak görüntü tek başına kesin kanser tanısı koydurmaz. Şüpheli alandan biyopsi alınarak patolojik inceleme yapılması gerekir. Kesin tanı, doku incelemesinin sonucuna göre konulur.
Endoskopide biyopsi alınması kötü bir hastalık olduğu anlamına gelir mi?
Hayır. Biyopsi kanser dışındaki birçok hastalığı araştırmak amacıyla da alınır. Gastrit, Helicobacter pylori, çölyak hastalığı ve Barrett özofagusu bunlara örnektir. Bu nedenle yalnızca biyopsi alınmış olmasına bakılarak kötü huylu bir hastalık olduğu sonucuna varılmamalıdır.
Endoskopi normal çıkarsa mide hastalığı olmadığı anlamına mı gelir?
Hayır. Endoskopi yemek borusu, mide ve duodenumdaki yapısal değişiklikleri göstermede güçlüdür; ancak bütün sindirim sistemi hastalıklarını göstermez. Fonksiyonel dispepsi, bazı reflü türleri ve hareket bozukluklarında endoskopi normal olabilir. Şikâyet devam ederse gerekli diğer testlere doktor karar verir.
Endoskopi ile Helicobacter pylori anlaşılır mı?
Bakterinin kendisi endoskop kamerasıyla görülmez. Ancak endoskopi sırasında mideden alınan biyopsiler üzerinde Helicobacter pylori araştırılabilir. H. pylori tanısı için her zaman endoskopi gerekli değildir; nefes ve dışkı testleri gibi yöntemler de kullanılabilir. Hangi yöntemin uygun olduğu hastanın durumuna göre belirlenir.
Sonuç
Endoskopi; yemek borusu, mide ve onikiparmak bağırsağının başlangıç bölümündeki hastalıkların değerlendirilmesinde kullanılan önemli bir tanı yöntemidir.
Gastrit, mide ve duodenum ülseri, reflüye bağlı yemek borusu hasarı, Barrett özofagusu, mide polipleri, yemek borusu darlıkları, bazı tümörler ve üst gastrointestinal sistem kanamalarının nedenleri endoskopi sırasında değerlendirilebilir.
Çölyak hastalığı, Barrett özofagusu, Helicobacter pylori ile ilişkili durumlar ve kanser şüphesinde yalnızca görüntü yeterli olmayabilir. Bu durumlarda endoskopi sırasında alınan biyopsilerin patolojik incelemesi tanının netleştirilmesine yardımcı olur.
Biyopsi alınması tek başına kanser şüphesi bulunduğu anlamına gelmez. Endoskopik biyopsi, iyi huylu ve iltihabi hastalıkların değerlendirilmesinde de sık kullanılan bir yöntemdir.
Endoskopinin normal çıkması ise bütün sindirim sistemi hastalıklarının dışlandığı anlamına gelmez. Bazı reflü türleri, fonksiyonel sindirim sistemi sorunları ve hareket bozukluklarında farklı testlere ihtiyaç duyulabilir. Bu nedenle endoskopi sonucu yalnızca rapordaki tek bir ifadeye göre değil; hastanın şikâyetleri, muayenesi, biyopsi sonucu ve gerekli diğer tetkiklerle birlikte değerlendirilmelidir.
Önemli Not: Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi yerine geçmez. Bebeğinizin beslenmesi, kilo alımı veya genel sağlık durumu hakkında endişeniz varsa mutlaka bir çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanına başvurmalısınız.
Bu makale Batı Anadolu Central Medical Tıbbi Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır.
Son Güncelleme: Ağustos 2026